Türkiye Strateji Üretemiyor, Çünkü Strateji Üretebilir Algılanmıyor?

Türkiye’nin dünyaya, bölgesine ve komşularına yönelik uygulamaya çalıştığı siyasi ve ekonomik stratejileri nelerdir ? Sabaha kadar düşünün bulamazsınız, çünkü yok. Buradaki temel soru neden yok değil, neden olamazdır?

Stratejiler önce üretilebilmeli, sonra da uygulanabilmelidirler. Türkiye için her ikisi de olanaksızdır. Bir ülkenin strateji üretebilmesi için önce kendi kimliğinde tutarlı, uygulayabilmesi için de bu kimliği bütün davranışlarıyla yansıtabilir olması gerekir. Davranışlardan algılanan ile var olduğu iddia edilen kimlikler arasında fark olursa, üretildiği zannedilen stratejiler sahipsiz ve güçsüz kalırlar, uygulama alanlarında da destek bulamazlar. Bir ülkenin stratejileri olduğunu söylemesi, onların gerçekten var edilmesine yetmez. Başka bir deyişle, uygulanma yeteneği olmayan stratejilerin varlığından söz edilemez.

Türkiye’nin söylediği gibi değil, olduğu gibi algılandığını anlaması gerekir. Medeni olmayan ülkeler, çevrelerine medeniyet götüremezler. Demokrat olmayan ülkeler, çevrelerine demokrasi götüremezler. İnsan haklarına saygılı olmayan ülkeler, çevreleri için insan haklarıyla ilgili projeler geliştiremezler. Bu ülkeler, medeniyet, demokrasi ve insan haklarıyla ilgili stratejiler üretemezler. Ama ürettiklerini söyleyebilirler.

Kendi ülkelerinde yaşayan insanların kazancına saygılı olmayanlar, yabancılar için saygılı olacaklarına yönelik uygulanabilir stratejiler geliştiremezler. Çünkü, ürettiklerini söyledikleri stratejileri uygulayabileceklerine inanacak yabancıları bulamazlar. Markasını vermek istemediğim ve her markaya uyarlayabileceğiniz bir örnekte; (X) marka ithal bir otomobilin Türkiye’deki fiyatı 72 Milyar TL , aynı modelin ithal edildiği İngiltere’deki fiyatı 34 Milyar TL’dir. Koyduğu vergilerle, vatandaşını bir mala değerinin iki katından fazlasını ödemeye zorunlu kılan bir ülke, çevresine serbest ticaret için model oluşturabilir mi? Oluşturamayacağı bir modelle ilgili strateji üretebilir mi? Bu stratejisine iltifat edecek yabancı sermayeyi bulabilir mi?

Hiçbir üniversitesi, dünyanın birinci sınıf üniversiteleri ile exchange program yapamayan bir ülke, çevresine üniversite eğitimi için model oluşturabilir mi? Böyle bir model için strateji üretebilir mi?

Türkiye’nin, başaramadıkları üzerine başarmış gibi strateji geliştirmeye çalışması ya da strateji geliştirmeye çalıştıklarını kendi ülkesinde başaramamış olması, ülkemizi strateji üretemez yapmıştır. Türkiye, dünya liginde stratejist bir ülke olarak yer almamaktadır.  Hemen hiçbir alanda strateji üretebilecek bir birikime ve bilgiye sahip olarak algılanmamaktadır.

Kendi ülkesinde evrensel düzeyde rekabet üstünlüğü sağlayamadığı konularda, o ülkenin strateji üretmesi olanaksızdır. Böyle bakıldığında, Türkiye’nin hangi konuda strateji üretebileceğini düşünelim ve yazımın başında sorduğum soruyu bu açıdan yanıtlamaya çalışalım. Türkiye’nin dünyaya, bölgesine, komşularına ve giderek kendi ülkesine dahi strateji üretemediğini kolayca göreceğiz. Bunun başlıca nedeni, Türkiye’nin hemen her alanda medeniyet projeleri olarak adlandırabileceğimiz çağdaş gelişmeleri hayata geçirememesi ve geçirebilmiş gibi algılanmayı beklemesidir.

Bugün, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik stratejileri yeniden üretebilmesi, öncelikle içe dönük eleştirel bakışı sağlamasına ve ne olmak istediğinden çok, ne olduğuna bakmasıyla başlayabilecek bir süreç gerektirmektedir.