Ekonomiye Nobel Ödülü Verilmemeli

30 yıl önce liseyi bitirip İşletme eğitimi görmeye karar verdiğimde Matematik Hocam bana çok kızmıştı. Bırak böyle yeni yetme şeyleri doğru dürüst bir mühendislik eğitimi al, makine mühendisi filan ol demişti. Sınıfta matematiği iyi olan öğrencilerinden birinin sosyal bilimler okumak istemesine epey içerlemişti.  Rahmetli hocam sağ olsaydı, sosyal bilimlerde matematiğin ne kadar gerekli ve yararlı olduğunu anlatmak isterdim. Yine aynı hocamız iyi matematik bilgisi insanın ahlakını bozar diye espri yapardı. Rahmetli hocam sağ olsaydı, ne kadar doğru söylediğini kendi gözlemlerdi.

Matematik benim ahlakımı bugüne kadar bozmadı ama İsveç Nobel Akademisi, matematiğin ekonomi dalında düştüğü çaresizliği sürekli ödüllendirerek, matematiği ayağa düşürdü.

Ekonomi, pozitif bir bilim dalı olmadığı için matematiksel modellere sığdırılamadı. Bir çok matematik meraklısı ekonomist, anlaşılmaz bir ısrarla hem ekonomiyi, hem matematiği kısıtlayarak, bana göre tahrif ederek bu sevdalarını sürdürdüler. Ekonominin doğasına aykırı ancak, matematik modellemenin ihtiyacı olan varsayımlar üzerine inşa edilen ve gerçek yaşama hizmet etmeyen çalışmalara her yıl Nobel ödülleri verildi.

Ekonomi bilimi geleceği okumaya değil, var olan piyasa ilişkilerini açıklamaya muktedirdir. İyi ekonomistler, sayısız değişkenlerden etkilenerek, sürekli beklenmeyen sonuçlar üreten piyasaları anlamaya çalışarak yaşlandılar. Bana göre elde edilen en değerli öğreti; ekonomiyi sadece piyasaların yönettiğidir. Piyasalar hem sonuçtur, hem yönetendir. Bizlerin üzerinde çalışması gereken de; piyasaların nasıl oluştuğudur.

Piyasaların nasıl oluştuğunu deşifre edebilenler, piyasaları yönetme hevesini bırakmışlardır. Verimli sonuçlar için rekabeti önleyecek ve maliyet yaratacak davranışlardan olabildiğince kaçınarak görece refaha ulaşmışlardır. Piyasaların kurallarına saygı gösteren iyi ekonomistler, piyasa verilerini matematik modellerle ölçümlemeye çalışmamış, ileriye yönelik hayaller üretmemiş ve zaman kaybedilmesine neden olmamışlardır. Ne yazık ki, İsveç Nobel Akademisi, iyi ekonomistlerin çok kolay yapabilecekleri bu yanlışa sürekli ödül vererek, rahmetli hocamın söylediği gibi matematiğin ekonominin ahlakını bozmasına neden olmuşlardır. Rahmetli hocam sağ olsaydı, sosyal bilimlerde ihtiyaç duyulan matematiğin, mevcut kalıpların çok ötesinde bir düşünce sistematiğine sahip olması gerektiğini söylemek isterdim. Kısacası, bilinen matematik sosyal bilimlerde işe yaramamıştır.

İsveç Nobel Akademisi, pozitif bilim dallarına ödül verirken yararlandığı davranış kalıplarından farklı bir yöntemle başka bir deyişle, ekonomi dalında ayrıcalıklı bir yol izleyerek ödüllendirme yapmak istemeyebilir. Modellenemeyen çalışmaları takdir etmekte zorlanabilir. Bu takdirde, ekonomi bilimine yapacağı en büyük iyilik, ekonomi dalında Nobel Ödülü vermekten vazgeçmesi olacaktır. Bu sayede, bir çok genç ve gelecek vaat eden ekonomistlerin potansiyelleri, hiçbir işe yaramayacak oyun teorilerine harcanmamış olacaktır. Daha da önemlisi, ekonomi ve işletme alt yapısı olmayan bilim adamları, sahip oldukları matematik formasyona güvenerek ekonomi alanına ürün üretme sevdasına kapılmayacaklardır. Sonuçta, hem uğraşanların, hem değerlendirenlerin, hem de sözde yararlanacakların akıl, para ve zaman israfı önlenecektir.

Rahmetli hocam sağ olsaydı, sosyal bilimlerin, mevcut matematiğin yetmediğini kavrayacak kadar matematiği iyi olanlara ihtiyacı olduğunu söylemek isterdim.