Yönetim

Yönetim, sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda elde edilen olumlu ya da olumsuz sonuçların tek nedenidir. Başka bir deyişle, elde edilen başarılı ya da başarısız sonuçların “yönetim” dışında aranması gereken bir başka nedeni yoktur.

Mikro Ekonomiden bir örnek verelim. İhraç edilen bir ürün, standartlara uygun olmayan madde içerdiği için iade edilirse nedeni; üretim ve dağıtım süreçlerinin iyi yönetilmemesidir.

Ne yazık ki, elde edilen olumsuz sonuç, ürünlerin iade edilmesiyle sınırlı kalmaz. Kurumun, aynı ve diğer müşteri adaylarına, markasını taşıyan ürünleri satması öncesi kadar kolay değildir. Alıcı ülkeye yapılacak satışlarla ilgili kısıtlamanın, satıcı firma bazında kalması da şüphelidir.

Kısaca, ürünün dış ticaretinin ülke imajı üzerinde olumsuz etki yaratması ve minör bir hatanın majör sonuçlar doğurması da her zaman beklenendir.

Örneğimize alıcı yönünden devam edelim. İthal edilen bir ürün, standartlara uygun olmayan madde içerdiği için geri gönderilirse nedeni; tedarik sürecinin iyi yönetilmemesidir.

Ne yazık ki, elde edilen olumsuz sonuç, ürünlerin geri gönderilmesiyle sınırlı kalmaz. Kurumun, satın alma nedeniyle ilgili ileri hedeflerine ulaşması öncesi kadar kolay değildir. Dolayısıyla, ürünün geri gönderilme maliyetinin alıcı firma bazında kalması da şüphelidir.

Kısaca, ürünün zamanında tedarik edilememesinin doğurduğu olumsuz sonucun çarpan etki yaratması ve minör bir hatanın majör sonuçlar doğurması da her zaman beklenendir.

Satıcı ve Alıcı firmalar için farklı olumsuz sonuçlara ait “sorun, sorunun nedeni ve nedenin kaynağı” denkleminde “neden ve kaynak” aynıdır. Sorunun nedeni; kötü yönetim, nedenin kaynağı; bilgisizliktir.

Başka bir deyişle, tüm olumlu ve olumsuz sonuçların nedeni olan iyi ya da kötü yönetimin kaynağı “bilgi” seviyesiyle ilgilidir. Yönetmek bilginin, yönetememek de bilgisizliğin eseridir.

Başarısız alış verişlerde, taraflar yaratılan veya çözülemeyen sorunların parçasıdırlar ve kendi süreçlerine ait kötü yönetimin bedellerini öderler.

Her taraf kendi kontrol edebildiği alanı yönetir. Sahip oldukları bilgi seviyeleriyle orantılı alacakları karar ve tedbirlerle, kontrol edemedikleri alanlardan gelecek olumsuz etkileri de engeller veya minimize ederler. Kontrol edemedikleri alanlardan gelecek fırsatları da bilgi seviyeleriyle orantılı değerlendirirler.

Kısaca, sahip olunan bilgi seviyesi ile önce yönetim alanı bilinci oluşur. Daha sonra da yararlı bilgiye erişilerek sorunları çözecek ve fırsatları değerlendirecek yönetim becerisi geliştirilir.

Birinci örnekte, sorunun kaynağını ürünü geri gönderende, ikinci örnekte de ürünü satmaya çalışanda arayanların, yönetim alanı bilinci oluşmamış ve yönetim becerisi gelişmemiştir. Ve giderek daha büyük sorunlar yaşamaları da kaçınılmazdır.

Ne yazık ki, ürün ve hizmeti alamadığında satıcıyı, satamadığında alıcıyı suçlayan ve sorunun kaynağını kendi süreçlerinde aramayanların, başarılı alış veriş koşulları oluşturmaları olanaksızdır.

Kısaca, yerleşik doğrularını sorgulamayı ve başarısız sonuçların kendi hatalarından kaynaklandığını bilmeyenlerin, süreçlerini iyileştirmeleri ve yenileştirmeleri de mümkün değildir.

Yukarıdaki örneği, Mikro ve Makro Ekonominin istisnasız tüm yönetim alanlarında karşılaşılan iyi ve kötü sonuçlara uyarlamak mümkündür.

Kontrol edemediğiniz alanlarda alınan kararları etkilemek ya da alınan kararlardan etkilenmemek istiyorsanız, kontrol ettiğiniz alanlarda yer alan ilgili süreçleri doğru analiz etmeniz ve doğru yönetmeniz gerekir.

Başkalarının yönettiği alanlarda arzu ettiğiniz sonuçların alınması da kendi kontrol ettiğiniz alanları nasıl yönettiğinizle ilgilidir.

Başarının anahtarı; konulara evrensel boyutlarıyla hâkim olacak bilgi ile kendi alanınızı yönetme bilincine ve becerisine sahip olmaktır.