Markalaşma Kriterleri ve Süreçleri

Markalaşma ile ilgili birçok makale yazdım. Global markalara sahip olma hevesi ile yanıp, tutuşanların yanlış başlangıçlara paralarını ve zamanlarını harcamamaları için konunun ciddiyetini anlatmaya çalıştım. Görünen o ki başaramadım ve bir kez de aşağıdaki Tablo ile sade ve basit bir dille anlatmaya çalışarak, Global Türkiye Markalarına sahip olmak için kendilerine görev çıkaran Ekonomi Yöneticilerine ve Partilerin Ekonomi Programı Yapımcılarına halkın parasını, Girişimcilerin de kendi sermayelerini doğru yere harcamalarına yardımcı olmak istedim.

 

MARKALAŞMA KRİTERLERİ VE SÜREÇLERİ

 

YATIRIM ALANI: POLİTİK, EKONOMİK, SOSYAL, TEKNOLOJİK, KÜLTÜREL, ÇEVRE VE HUKUKİ ALT YAPI
(ÜLKE KİMLİĞİNİ YARATAN UNSURLAR)

SONUÇ: ÜLKE KALDIRACI
(ÜLKE KİMLİĞİ ve ÜLKE İMAJI)

YATIRIM ALANI: PİYASA DEMOKRASİSİ
(TÜKETİCİ EGEMENLİĞİ VE REKABET SEVİYESİ)

SONUÇ: KURUM KALDIRACI
(KURUM KİMLİĞİ VE KURUM İMAJI)

YATIRIM ALANI: REKABETÇİ ÜRÜN VE HİZMET
(ZİHİNLERDE YER ETMİŞ BAŞARI ÖYKÜSÜ)

SONUÇ: MARKA KALDIRACI
(MARKA KİMLİĞİ VE MARKA İMAJI)



Ürün ve Hizmetlerinizle ilgili, Global Tüketicilerin (Türk Tüketicisi de Global Tüketicidir) zihinlerinde yeni ürün geliştirme ve ürünlerini yüksek fiyatlandırabilme kredisinin açıldığı bir Marka Değerine ulaşmak istiyorsanız, yukarıdaki Tabloda yer alan “Ülke Kaldıracı, Kurum Kaldıracı ve Marka Kaldıracı” etkisine bir arada sahip olmalısınız. Somutlaştırmak gerekirse, sıralama “Türk Malı veya Hizmeti, Türk Firmasının Malı veya Hizmeti, Türk Firmasının Malı veya Hizmetinin Seviyesini Yansıtan Marka Değeri”dir.

Yukarıdaki Tabloda, kaldıraç etkilerinin her birine sahip olmak için gerekli Yatırım Alanları da belirtilmiştir. Eğer, bir siyasal partinin ekonomi yönetimini üstleniyor ya da programını yapıyorsanız kontrol edebileceğiniz başka bir deyişle, yönetebileceğiniz alanlar bellidir. Aynı şekilde, ürün ve hizmet üretmeye aday bir kurumun yönetimini üstleniyorsanız, yine kontrol edebileceğiniz ve yönetebileceğiniz alanlar bellidir. Ve ne yazık ki hiç kimse kontrol edemediği alanı yönetemez.

Türkiye’nin katma değeri yüksek başka bir deyişle, yüksek fiyatlandırılabilen Global Markalara sahip olmasını isteyen Ekonomi Yönetiminin yatırım yapacağı alan; ülkenin politik, ekonomik, sosyal, teknolojik, kültürel, hukuki ve çevre alt yapısıdır. Başka bir deyişle, evin içidir. Hedef, gerçeğin öyküsünün yerli, yabancı tüm zihinlerde yaratacağı olumlu algıdır.

Yine ülke yönetimine aday olanların diğer yatırım alanı, kurum kaldıracına servis veren rekabet ortamıdır. Tüketicinin egemen olduğu, küresel rekabete açık piyasa ortamlarında rakiplerine üstün gelecek vasıflarda mal ve hizmet üretemeyen kurumların, katma değer yaratabilecek Global Markalara sahip olmaları söz konusu değildir.

Yukarıda açıklanan yatırım alanlarına yönelik plan ve programları yetersiz olan yönetimlerin, kontrol edemeyeceği alanlarda, sözde kontrol etme hevesleri ile teşvik ve yönlendirmelerle sonuç alma çabaları, hem halkın parasını yanlış yerlere, hem de ülkenin zamanını yanlış yöne harcayarak, Global Markalara sahip olmayı geciktirmekten ve maliyetlerini yükseltmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Eğer, ülke yönetimi ülke kaldıracına ve piyasa demokrasisine yönelik gerekli yatırımları kesintisiz yapar ve kurumları kendi pazarlarında küresel nitelikte ve ölçekte rekabete zorlarsa, kurumlar rekabetçi ürün ve hizmet üretebilecek entelektüel birikimi oluşturabilecek ve tüketicilerin zihinlerinde yer eden başarı öyküleri yaratabileceklerdir. Sürdürülebilir başarı öykülerinin varlığı da zihinlerde eş zamanlı yeni ürün geliştirme ve ürünlerini yüksek fiyatlandırma kredisinin açılmasını da beraberinde getirecektir.

Ülke yönetimine aday olanların, 21.Yüzyılın küresel ekonomik öğretilerine vakıf olmaları, mikro ekonominin rekabetçi alt yapı ihtiyaçlarını iyi anlamaları, teşvik ve yönlendirmelerle kurumları sözde kolaycı ve fırsatçı, gerçekte ise ekonomik aklı olmayan davranışlar geliştirmek yerine, rekabetçi ve akılcı bir yola davet etmeleri gerekmektedir.

Konuyla ilgilenen her kesimin anlaması gereken; gecekondu mahallesine gökdelen dikilerek çağdaş olunmadığı gibi, Manhattan’a mağaza açılarak da Global Marka sahibi olunmayacağıdır. Diğer yandan Markalaşmanın, Logo ile ürün ya da hizmet ismiyle de uzaktan, yakından bir ilişkisi yoktur.

Umarım Markalaşma Kriterleri ve Süreçlerinin kavranması da, öneminin kavranması kadar uzun sürmez.