Kurumsal Performans Sistemi

Kurumsal Performans Sistemi ile ilgili sahadaki manzaraya bakarak, içerik Polemiğine girmeden üzerinde durulması gereken bazı hususlara dikkat çekmek istedim.

İşletme yönetiminin, işletme bilimi yanında birçok farklı öğrenim dallarını kapsayan (multidisciplinary) bir faaliyet alanı oluşturduğu ve alaylı usta çırak ilişkilerine de kapı araladığı bilinen bir gerçekliktir. Başka bir deyişle, işletme yönetimi herhangi bir bilim dalının tekelinde değildir ama bir oyun sahası da değildir.

İşletme bilimi, yukarıda sözünü ettiğimiz gerçekliği bilir, çoklu disiplinlere ve alaylı deneyimlere bir sistem içerisinde yer verir ve çıkar ortaklarının daha verimli sonuçlar elde edebilmesi için nasıl hareket etmeleri gerektiği ile ilgili kuramlar geliştirir.

Kurumsal Performans Sistemleri de işletme biliminin sürekli daha iyi sonuçlar elde edebilmek için her disiplin ve uzmanlık alanından yararlandığı ama kurgusunu ve yönetimini başka bir disipline emanet etmediği özgün bir alandır.

Kurumsal Performans Sistemleri; büyük veri bileşenleri (5V: çeşitlilik, hız, büyüklük, doğrulama, değer) içerisinden “güvenli ve yararlı” verinin “Kalite Güvence yaklaşımıyla ayrıştırılması ve İnsan Kaynakları tarafından da amaca yönelik değerlemesi” için kurgulanmış analitik bir platforma sahip olmalıdır.

Çıkar ortaklarını (başlıca hissedarlar ve çalışanlar) tek süreç odaklı hedefe yönelik (FAVÖK, Nitelikli Pazar Payı, Şirket Piyasa Değeri) sürekli daha iyi sonuçlar elde etmek için verim hedefli “iyileştirme ve yenileştirmelere” zorlayan Kurumsal Performans Sistemleri eş zamanlı kendisini de geliştiren bir dinamizme sahip olmalıdır.

Amaçlarını şirketler üzerinden ortaklaştıran çıkar ortakları, rekabetçi ortamlarda üstünlük sağlayabilecekleri bilgi ve yeteneklere sahip olmak için çaba göstermek ve bu sayede her yıl daha fazla kurum sermayesi yaratmak zorundadırlar.

Kurumsal Performans Sistemleri; şirketlere, her seviyede rekabetçi iyileştirme ve yenileştirmeleri sürekli gerçekleştirebilme ve sürdürülebilirliği için ihtiyaçları olan yetenek geliştirme programlarını doğru planlama ve doğru uygulama olanağını sunmalıdır.

Öngörülen sonuçları önceden güvence altına almak için geliştirilen Kalite Güvence Formasyonunun her şirkette aynı ölçüde ve seviyede sağlanamadığı da bir gerçekliktir. Klasörler dolusu talimatlar ve güncellenmemiş İş Akış ve Süreçler ile başıboş yol alan birçok şirketin kendinden menkul hedeflere risk altında ulaşmak için çaba gösterdiği ve verimsizlik tuzağından çıkamayarak sermayesini yitirdiği bilinmektedir.

Kurumsal Performans Sistemleri; Kalite Güvence alt yapısını yeterli seviyede oluşturamamış şirketler için Pragmatik bir başlangıç ve analiz olanağı sağlarken, Kalite Güvence Sisteminin oluşturulması yönünde de öğretici ve rehberlik eden bir yol haritası sunmalıdır.

Kurumsal Performans Sistemleri; bir tarafın kendi çıkarları için diğerini yönettiğini zannettiği bir ilişki yumağı yerine, ortak çıkarları gözeten karşılıklı ilişkiler bütününü ve gerçekliğini dikkate alan bir işbirliği sistemi olmalıdır. Kısaca, kurumsal yönetimde karşılıklı ve çoklu etkileşim etkisini yansıtan “yönetişim kavramı ve iyi yönetişim ilkeleri” etkin bir işbirliği sistemi yaratma çabalarının başlıca referansları olarak görülmelidir.

Ortak çıkarlar için aynı yöne doğru hareket eden Hissedarlar ve Çalışanların, sürdürülebilir bir işbirliği içerisinde sermaye yaratmaları “Kurum Hedefi” olarak tanımlanabilir. Kurum kazancının belirli oranlarda Çalışanlar ile paylaşılması ise Kurumsal Performans Sistemlerinin olmazsa olmaz öngörülerinden bir diğeridir.

Sermaye yaratamayan başka bir deyişle, kurum kazancı gerçekleştiremeyen şirketlerin uzun süre pazarda varlıklarını sürdürmeleri ve hissedarlar ile çalışanların ortak çıkarları ve hedefleri için araç olmaları söz konusu değildir.

Bu nedenle, her yıl artan bir kurum kazancı yaratmak hissedarlar ile çalışanların vazgeçilmez ortak hedefidir. Kurumsal Performans Sistemi, ortak hedefin “nasıl” gerçekleştirileceği ve paylaştırılacağı ile ilgili çabaları tanımlayan ve denetleyen işbirliği sisteminin Literatürdeki ismidir.

Sistemin amacı: Çıkar ortaklarının tamamını (hissedarlar, çalışanlar, iş ortakları, kamu ve özel sektör, toplum ve çevre) iyi yönetişim ilkeleri (şeffaflık, açıklık, hesap verebilirlik, katılımcılık, etkinlik, hukuka bağlılık ve sosyal sorumluluk) ile gözeten kurumsal yönetim gereklerinin yüksek standartlarda ve bilimsel Formasyonda hayata geçirilmesini sağlamaktır.

Fırsat eşitliği, rekabetçi işbirliği ve adil paylaşım temelinde kurgulanan Kurumsal Performans Sisteminin işletme yönetimi içerisinde içselleştirilmesi, kalite güvence alt yapısı ile gerçekleştirilir.

Başka bir deyişle, kalite güvence yaklaşımı ve disiplini sistemin işleyiş prensiplerini belirler. Ve bu sayede sistem işletme yönetimiyle bütünleşir.

Sistemin hedefi: Yapılanları ve yarattığı sonuçları değerlendirmek (ödüllendirme); yapılacakları ve yaratacağı sonuçları güvence altına almak (eğitim) ve çalışanların yeteneklerini geliştirmelerini sağlayarak verim hedefli iyileştirme ve yenileştirmeleri zamanında gerçekleştirmek ve sürdürülebilir kılmaktır.

Sistemin uygulanması: Pazarda etkin olabilecek değişen doğrulara sürekli erişebilecek ve uygulayabilecek Formasyona sahip olmak başlıca gerekliliktir. Yerleşik doğrulardan (tutucu olmak)kaçınmak başka bir deyişle, değişen doğruları uygulayabilmek için her safhanın ve sürecin iyileştirilmeye ve yenileştirilmeye ihtiyacı olduğunu bilmek sistemin gerçeklik bilincidir. Her zaman birçok doğrunun birbiriyle çeliştiği yönetim ortamlarında, İşletme Bilimi sistemin başat başvuru kaynağıdır.

Sistem, bütüne olan etkileri gözetilerek değerlendirilen her bir parçasının sürekli yeniden “tanımlanması, uygulanması, iyileştirilmesi ve yenileştirilmesi” ile aynı yöne ve hedefe doğru hareket eden rol dağılımını belirler. Sürdürülebilirlik başarının sürekli olmasına, sürekli olması da rekabetçi sonuçları bir sistem içerisinde elde edebilecek mutlu ve yetkin çalışanların her seviyede çoğaltılabilmesine bağlıdır.