Kapitalizm ya da Kapitalizm

Dünya daha önce hiç tecrübe etmediği nitelikte ve boyutta global ekonomik krizin üstesinden gelmek için çaba sarf ettiği yaklaşık dört yılı geride bıraktı. Elde edilen ise yıkıcı sonuçların bazılarının görülmeye ve beklenmeye başlandığı daha büyük bir krize aday olmak oldu. Dört yılsonunda öğrenilen, dünya ekonomisinin sürekli kırılacağı ve ne yazık ki kırılanın da sadece ekonomi olmayacağıdır. Beraberinde sosyal dokuların ve siyasal anlayışların da kırılacağı, her ülkenin görece etkileneceği yoksulluk ve yoksulluk kaynaklı göçmen ve ırkçılık sorunlarının büyüyeceği, siyasi işbirliklerine dönüşmüş yatay ekonomik bütünleşmelerin derinlemesine sorgulanacağı ve ekonomik aklı olmayan ilişkilerin daha fazla sürdürülemeyeceğidir.

Değerli dostum Ümit Erol ile birlikte yazdığımız ve Beta Yayıncılık tarafından yayımlanan “21. YÜZYIL KAPİTALİZMİ” kitabımızda mevcut ekonomik kuramların 2007 Global Finans Krizini öngörmekte ve tanımlamakta neden yetersiz kaldığını ve neden krizlerin tekrarlanacağını etraflıca anlatmaya çalıştık. Ne yazık ki, ekonomi biliminin elindeki malzemenin ve entelektüel birikimin krizi etkisiz kılmak ya da etkisini azaltmak için yeterli olmadığını aksine, kurtarma amaçlı parasal genişlemenin sorunları büyüterek ertelediğini göstermeye çalıştık.

Ekonomi biliminin uzun süre ihmal edilmiş matematik alt yapısı, günümüzün piyasa değişkenlerini ve doğrusal olmayan düzensiz ilişkilerini modellemekte yetersizdir. Makro kararların mikro alana olan yansımalarına ilişkin yerleşik doğruların hemen hiçbiri geçerli değildir. Devletin ve Merkez Bankaları dahil Ekonomik Kurumların alışılmış müdahalelerinin hiçbiri zannedilen sonuçları vermemektedir. Kısacası, dünya bütün kurumlarıyla çok pahalı bir öğrenme sürecini eski alışkanlıklarını sürdürerek yaşamaktadır.

Bugünkü fotoğraf, ekonomi alanında önce görülmeyen, sonra da görülmek istenmeyen gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Yaklaşık son otuz yılda, reel ekonominin türevi olan finans sektörünün, giderek reel ekonomiyi tutsak eden bir finans ekonomisine dönüşmesiyle fotoğraf değişmiştir. Reel sermayeye dönüşmek için park ettiği yerde, önce değerini korumak (hedging) için oluşturduğu piyasaları daha sonra daha yüksek kazançlar için nasıl kurgulayabilirim düşüncesinin gördüğü akıl almaz destek, değişen fotoğrafın arka planıdır. Finans sermayesinin risk iştahı beraberinde finansal mühendislik denilen bir mesleği ortaya çıkarmış ve kısa dönemde, yüksek kazançlar elde edilebilecek bir oyun sahası kurgulanmıştır. Herkesin bildiği gibi kısa dönemde, yüksek kazanç elde etmek ekonominin değil, kumarhanelerin işidir. Goldman Sachs CEO’ su Lloyd Blankfein’in Başkan Obama ve diğer Demokrat Liderlerin Wall Street Bankaları için kumarhane benzetmesine verdiği “ Goldman Sachs’ı kumarhane olarak görenler var. Burayı kumarhaneye benzetebilirsiniz ama bu oldukça sosyal ve önemli bir kumarhane” (*) cevabı malumun ilanıdır.

Bugün itibariyle, elde edilen verilere göre dünyadaki tüm ülkelerin “Gayri Safi Yurt İçi Hasıla”larının toplamı 65 trilyon dolar, vadeli piyasalarda işlem gören finansal sermayenin toplamı ise 700 trilyon dolar civarındadır. Dünya ekonomisinin önündeki sorun reel sermayeye dönüşmekte nazlanan finansal sermayenin yeniden makul sürelerde, makul kazançlara razı edilmesidir.

700 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşan finansal sermayenin sahipleri de sonuçta devletler, kurumlar ve bireylerdir. Başa çıkılmak istenilen, parmakla işaret edilebilecek belirli bir zümreye ait olmayan, küresel bir sistemdir ve sistemin kendisini koruma refleksi de büyüklüğü kadar güçlüdür. Sistemi besleyen unsurları zayıflatmak için tasarlanan regülasyonların hayata geçirilmesine direnebilecek, ülke notlarının kırılışı gibi esas patronun kim olduğunu hatırlatacak kadar ileri gidebilen davranışları doğaçlama üretebilecek ve nihayet devletlerin en çok ihtiyacı olduğu borçlanma döneminde iyi geçinmek zorunda oldukları bir sistemden bahsedildiği düşünülürse, sorunun ne denli büyük ve başa çıkılmasının ne denli zor olduğu kolayca anlaşılır.

Küresel ekonominin yeni bir dengeye, daha doğrusu dengesizliği içselleştirmeye yol aldığı bu süreçte yaşanan çaresizlik, faturanın her zaman ki gibi Kapitalizme çıkarılmasına neden olmaktadır. Ancak, bu defa dünyanın Kapitalizmi eskisi kadar tartışmadığı söylenebilir. Bu olgu, ekonomi dünyasının eksik rekabet koşulları yaratan veya rekabeti dışlayan denenmiş planlı modelleri, ekonomi bilimi dışında mütalaa etmeyi öğrendiği olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, kur ve para piyasalarına dışarıdan müdahale etme isteklerine, kapitalizm içerisinde yer arayanlar her daim olacaktır. Birçok ülkenin, serbest pazar ekonomisini sulandıran, piyasalar üstü idari kararlarla kalkınabileceği yanılgısını sürdürmesine karşın, ekonomi biliminde kapitalizm dışında bir arayışa yer olmadığının anlaşıldığı da açıktır. Dünyanın, kapitalizmin ürünü olan global ekonomik krize, kapitalizm içerisinde çare araması gerçekçi tek adımdır.

Küresel ekonomi ile aynı zamanda kırılacak ülke ekonomilerinde ateş düştüğü yeri daha fazla yakacaktır. Dünya ticaretinde söz sahibi olan paraları basan ülkeleri yüksek enflasyon, söz konusu paralarla borçlanan ülkeleri ise cari açıkları doğrudan, herhangi bir ülke de yaşanacak her ekonomik sorun ise tüm dünyayı dolaylı olarak tehdit etmektedir.  Türkiye gibi işler iyi gitmediği zaman cari açığı sorun olacak ülkelerin, cari açığı düşürmekten çok niteliğine dikkat etmesi ve sürdürebilme yeteneğini geliştirmesi gerekir. Makro ihtiyati tedbirlerin ve müdahalelerin yaratacağı kağıt üzerindeki geçici sonuçlara gereğinden fazla anlam yüklemek yerine Mikro alanın rekabetçi yapısına yönelik reformlara aralıksız öncelik verilmesi ve ekonominin gerçek patronlarının (Kurum ve Bireylerin) küresel başarılarına destek verecek ülke kaldıracına yatırım yapılması, Türkiye’nin önündeki doğru tercihlerdir.

_____________________________________________

(*) Erol, Ü. ve Sinanoğlu, R. “21.Yüzyıl Kapitalizmi; Global Finans Krizinin Kuramsal Ekonomi ve İşletme Yönetimi Açısından Yapısal Analizi”, Beta Basım Yayım Dağıtım A.Ş. İstanbul, Kasım 2011, Sayfa: 460.