Entelektüel Sermaye Yetersizliği

Entelektüel Sermaye kavramının karşılığını ve işletmeler için ne anlama geldiğini internet ortamında araştırabilir, açıklamalara ait ortak noktaları ve farkları değerlendirip kendi kanaatinizi kolayca oluşturabilirsiniz. Diğer yandan, daha yoğun bir felsefi geçmişe uzanıp günümüze kadar gelen ve süreceği bilinen değişimler üzerindeki etkisini ve önemini tespit etmeye çalışarak, kanaatinizi derinleştirebilirsiniz. Ve birçok varsayıma bağlı farklılaşabilecek bir çalışma sonrasında aşağıdaki gibi basit anlatımlı bir sonuca ulaşmayı da öngörebilirsiniz.

Geçmiş yüzyılda, işletme yönetiminde farklı sektörler için, farklı yönetim modelleri ileri sürüldüğünde, arayışları bilgi temelinde ortaklaştırmak için yönetim biliminin referansları dikkate alınarak hangi ürün ya da hizmet olursa olsun yapılan işin “bilgi tedarik-bilgi proses-bilgi satmak” olduğu anlatılırdı. Ne var ki, görünürde basit olan denklemin altı çoğunlukla hak ettiği içerikte doldurulamaz ve işletmeler bilgi odaklı yöntemlerle buluşturulamazdı.

Geçmiş yılın son çeyreği ve 21. Yüzyılın başında teknolojide süregelen gelişmeler sayesinde araç kıtlığı yerini giderek araç bolluğuna terk etti ve “bilginin gücü” beklendiği gibi başat unsur oldu ama araç kalitesinde sağlanan gelişme büyük resmin yönetimine aynı ölçüde yansımadı. Başka bir deyişle, araçların nitelikleri ve kaliteleri çok hızlı gelişti ama bütünün verimliliğine yönelik etkileri aynı ölçüde sağlanamadı.

Başlıca nedeni, dünkü denklemi kuramayanların günümüzün denklemlerini de anlamakta zorlanmaları ve değişimden yararlanmak için gerekli eğitime sahip olmamalarıydı. En önemlisi de gerekli eğitime sahip olmadıklarını anlama kapasitelerinin olmamasıydı.

Günümüzün basit anlatımıyla, işletmeler için Entelektüel Sermaye “gelecek vaadinin” teminatıdır. Başka bir deyişle, entelektüel sermaye sürdürülebilir maddi sermaye yaratabilme gücüdür. Söz konusu güce sahip olabilme kabiliyetini yansıtan maddi olmayan unsurların tamamı şirketin gelecek vaadinin teminatını oluşturur. Ve bu sayede şirketlerin gelecek vaatleri “piyasa değerleri” olarak çoğu kez akıl almaz çarpanlarla fiyatlanabilir.

Denklem aynıdır. Şirketler halen “bilgi tedarik-bilgi proses-bilgi satmakla” uğraşan kurumlardır. Değişen; bilgi tanımlama-bilgiye erişim-bilgi işleme-bilgiden yararlanma yöntemleridir. Değişen piyasa koşulları ve fırsatları, geçmişin denklemini çözemeyenlere bugün de cömert değildir. Başka bir deyişle, geçmişin denklemini çözenler süregelen gelişimin verimli birer parçası olmayı başarabilmişler, diğerleri ise başarılı olamamışlardır.

Özellikle, gelişmekte olan piyasalarda faaliyet gösteren şirketler, rezerv para birimleri karşısında piyasa değerlerini korumak açısından savunmasızdırlar. Birleşme veya devralmalar için prensipte her zaman hazır olmayı başaramamış olanların, günümüz piyasa koşullarında piyasa değerlerini korumaları ve var olma risklerini minimize edebilmeleri söz konusu değildir.

Sözde gelişen teknolojik araçları kullandığı varsayılan ama elde ettiği verimsiz sonuçlar nedeniyle maddi sermaye yaratamayan ve giderek piyasa değerleri eriyen şirketlerin çaresizliği, entelektüel sermayelerinin yetersizliğinden kaynaklanır.

Söz konusu şirketlerin “bilgi tanımlama, bilgiye erişim, bilgi işleme, bilgiden yararlanma” yetenekleri zayıftır. Bu nedenle, fiyatlanabilir gelecek vaatleri giderek ortadan kalkacak ve pazarda var olma riskleri kaçınılmaz olarak büyüyecektir.

Yukardaki basit anlatımda kendisini gören şirketlerin zaman geçirmeden entelektüel sermayelerine yatırım yapmaları ve maddi sermaye yaratma güçlerini tüketmeden önce ne yaptıklarını bilir gibi davranmaktan vazgeçmeleri, eş zamanlı olarak da yerleşik doğrularını sorgulayacakları “iyileştirme ve yenileştirme” dönemine girmeleri şarttır.

Entelektüel sermaye yetersizliğinin neden olduğu maliyeti gösteren boy aynaları her şirketin duvarlarında durur ama bazıları o aynalarda kendilerini görmeyi bilmezler. Kısaca, bilgi tanımlamayı bilmedikleri için yararlı bilgiye erişemezler, yararlı bilgiye erişemedikleri için bilgi işleme süreçlerinde sadece çöp üretirler ve doğal olarak yararlanacakları fırsatları göremez ve değerlendiremezler.