Ekonomide İlişkiler

Ekonomide ilişkiler doğrusal (lineer) değildir. Bu nedenle, tüm yükseliş ya da düşüş eğilimleri aşağı ya da yukarı yönlü düzensiz sapmalarla tasvir edilirler. 

Ekonomi, bazılarının ileri sürdüğü gibi toplamı sıfır olan bir oyun alanı da değildir. Başka bir deyişle, ekonomide her kazananın bir kaybedeni ve her kazanılanın kaybedilmiş eşit karşılığı yoktur.

Muhasebe kayıtlarında gözüken borç alacak ilişkilerinin dahi toplamları sıfır değildir.  Her borç alacak ilişkisinin, taraflar üzerinde yaratacağı farklı pozitif ve negatif çarpan etkileri ve fırsat maliyetleri toplamın sıfır olmasını önler.

Kısaca, doğrusal varsayılan her ekonomik ilişki maruz kalacağı ve yaratacağı dolaylı etkilerle düzensiz (non-lineer) ilişkilere dönüşür ve tarafları öngöremedikleri kayıplar ya da kazançlarla buluşturur. Buluşmadığını düşünenler ise süreç içerisinde ne kaybettiklerinin ya da ne kazandıklarının farkında olmayanlardır. 

Ekonominin sahip olduğu karmaşık içerik, teknolojinin etkisiyle her geçen gün daha büyük fırsatlar ve daha büyük zorluklarla (entropi) genişlemekte ve derinleşmektedir. Küresel ölçekte yaşanan kapsayıcı gelişme, tüm ekonomik ajanlar (karar vericiler) için uzmanlaşma ihtiyacını beraberinde getirmiştir.

Geçmişin başarı öykülerinden güç alan yerleşik doğrular, günümüzün ekonomi ortamında yetersiz ya da geçersizdir. Geçmiş deneyimler, bilinenleri tekrarlamak için değil yenilemek için değerlidir.  

Ekonomiyi (Makro veya Mikro) yönetme iddiasında olanların, ekonomi ve işletme alanlarında yeni döneme uyumlu rekabetçi analiz lisanlarını ve analitik bakış yeteneklerini geliştirmeleri şarttır. 

Ekonomide her karar bir varsayıma dayanır. Alınan kararların başarı şansı varsayımların gerçekleşme seviyesi ile doğru orantılıdır. Piyasalar, her yanlış adıma çarpan etkisi ile farklı sürelerde çoklu cevaplar verir. 

Sosyal bilimlerin doğasında var olan belirsizliklerin yaratacağı sonuçlar, birden fazla cevapları olmayan matematik formüllerle önceden hesaplanamaz.  

Her çarpan etkisinin yarattığı yeni sorun ile kaynağından bağımsız kavga edilirse, varsayımın referansları arasında ana akım ekonomi kuramları yok demektir. 

Piyasalarda gözlemlenen sorunların çözümleri, genellikle irrasyonel (bilim dışı) arayışlarla daha maliyetli boyutlara taşınır. 

Doğru varsayımlarla yola çıkabilmek, süreçleri ve sonuçlarını yönetebilmek için iyi eğitimli ve deneyimli (liyakat) yöneticiler gerekir. 

Dünyada arz fazlası ve para bolluğu olmasına karşın, artarak yaygınlaşan talep sorunu nedeniyle reel sektör kârlarının düşmesi, finansal sermayenin spekülatif arayışlara daha fazla yönelmesine neden olmuştur. 

Önümüzdeki dönemde, reel sektörde aradığı kârlılığı bulamayan ve kısa sürede yüksek kazanç peşinde koşan finansal sermayenin hedefi; daha çok şirketlerin piyasa değerlerini yükseltmek yönünde olacaktır. Bu nedenle, yatırım stratejilerini reel sektörün “şirket satın almaları ve birleşmeleri” üzerine geliştireceklerdir.

Uzun süredir küresel piyasalara egemen olan hisse değeri hedefli pazarlama stratejilerine uyum sağlayamayan başka bir deyişle, dönem kârlılığı, ciro, pazar payı vs. gibi klasik var olma hedeflerini piyasa değerlerini maksimize etmeye yönelik yeniden tanımlayamayanların, yeterli kurum sermayesi yaratmaları zorlaşacaktır.

Gelecek vaadinin yatırım yapılabilir seviyesini yansıtan “piyasa değerini” maksimize etmeyi tüm paydaşları için (hissedarlar, çalışanlar, iş ortakları vd.) ortaklaştırılmış kurum amacı haline getirebilenler, yaklaşımlarının gerektirdiği davranışları geliştirerek rekabetçi yapılarını güçlendireceklerdir.

Önce zihin (raporlama sistemi) sonra vücut yapısallarını (organizasyon ve süreçleri) ortak kurum amacına yönelik düzenleyerek ve her seviyede iyileştirme ve yenileştirmeleri önerecek doğru analiz yapma (yetkinlik) alt yapısını kurgulayarak, katma değer (verimlilik) yaratma becerilerini geliştirmeye çalışacaklardır.  

Özetle, PANDEMİ döneminde acımasızca sınanan yanlışların tekrarlanma lüksünün olmadığı bir döneme hazırlıksız girenler ve yerleşik doğrularında ısrar edenler için zor bir gelecekten söz etmek yanlış olmayacaktır.